cumartesi günü Ankara'ya gittik malum bayram yaklaşıyor hepimize ciciler aldık(sonunda ben de aldım çünkü ceren'e alınca sanki kendime almış gibi sevinip,eşimin ısrarlarını dinlemeyip vazgeçiyordum)neyse,ceren'e kitap da alalım dedik en alt kata indik ve bu tırtılı gördük.ben arabasına bile binmeyi 3 aydır reddeden,hep kucakta gezen Pamuş'un binmek istemeyeceğini düşündüm ama çalıştıran kişinin ısrarlarına da dayanamayıp (!) bindirdik.sabah olduğu için pek kimseler yoktu ve bizimki tek başına kuruldu tırtıla ve tırtıl gitmeye başladı.
aaa bizimkinde ses yok halinden memnun...bitince yanına gittim indirmek için pamuş ı-ııh diyor :)) neyse 2.defa da bindi yine ı-ııh... e artık yeter,şarkıyla falan ilgisini dağıttık da öyle indirebildik yoksa akşama kadar dönüp duracak :)) demek ki bundan sonra işimiz iş,parmakla gösterip ıııh ıııh diye tutturacak...
inince karşıdaki oyuncakçıdan kitaplarını da aldık ama o 15-20 dk.da tırtıl çocukla dolmuştu.bizimkine çaktırmadan sıyrıldık oradan :)çok kalabalıktı alışveriş merkezi.sonra carrefour'a gittik orası hele felaketti şaşırdık kaldık.hatta eşimle kriz falan diyorlar ama kriz mıriz yok bu memlekette dedik durduk :))
mecburen ikiye ayrılıp listedekileri almaya çalıştık tabi ben telefonu eşimde unutup bir de onları kaybedince,aradım durdum bizimkileri...
aramızda 7-8 metre kalmış ben hala göremiyorum onları.eşim bana sesleniyormuş tabi ben o kalabalıkta duyamadım.babasının bana bağırdığını gören Pamuş da başlamış "annee,anneee" diye bana seslenmeye.yani o kadar kalabalıkta ne yalan söyleyeyim eşimi duymadım da pamuş'un bana bakarak "anneee" deyişini duydum hemen...o kadar tatlıydı ki o kalabalıkta beni bulup,bana bakıp seslenmesi öyle hoşuma gitti kiii...
zorla merkezden çıktık ve eve doğru yola koyulduk.tabi sabah saatlerinde geldiğimiz yerden akşam ancak dönebildik...