1 Kasım 2009 Pazar

merhaba 2 yaş...

yine çoook uzun zaman oldu... aranın uzamasının sebebi Kocaeli'deki evimize daha int.bağlatmamış olmamız ve de zaten bağlı bile olsa vaktin olmayışı...okulda bazen 5dk.lık tenefüste maillere,bir de bloglarınıza bakabildiğim kadar bakmaya çalışıyorum o kadar.bazen sayfasına giremediklerim oluyor (özellikle eylemcim bir türlü sayfan açılmıyor :( )
bu arada pamuş 2 yaşında oldu bile...

pamuşum kocaman oldu! söylediklerine,yaptıklarına şaşırıp kalıyoruz.darıca'da karşı komşum ceren'in bakıcısı.çok neşeli,iyi bir insan.ceren'e de böyle birini arıyordum zaten.onları kapıda gördümü bana dönüp el sallıyor ve ayakkabılarını giymeye çalışıyor.bir de "hadi görüşürüüz anne,bay baay"deyip gidiyor :)) bakıcısını sevip gitmek istemesi içimi rahatlatıyor.ağlaya ağlaya bırakmıyorum ve gözüm arkada kalmıyor şükür...

bayıldığımız diyalogları çok oluyor.geçen gün babişi oyun oynarken bilerek hayvan isimlerini yanlış söyledi.bizimki hemen kaşlarını çatarak bilmiş bilmiş:
-hayıy babiş.bu at,eşek değil...


bazen de yapbozları yanlış yere koyuyor babası,bakalım ne yapacak diye.ceroş yine:
-hayıy babiş olmaaaz.bööle olcak,bööleee... :))
en sevdiği çizgi filmi calliou'yu izlerken araya girdim geçen gün.
-aa ne güzel kediymiş o öyle.
ceroş yine karşı çıktı:
-hayıy anne o kedi değil o Oli.sera'nın kedisi.
yani öyle sıradan bir kedi değil o diyor baş rollerden birine sahipmiş :))
bunun gibi daha bir çok diyalog..çoğu unutuluyor,şimdi ilk aklıma geleni yazıverdim işte...









geçen pazar günü halası,eniştesi ve en sevdiği abilerinden biri olan Onur geldi.doğum gününü kutladık hepbirlikte.mumları kaç kere yaktırıp söndürdüğünü hatırlamıyorum bile...
salı günü de çerkeş'e döndük ertesi gün abimler geldi,en son 1 sene önce görüşmüştük ceren zaten hiç hatırlamıyordu.çok iyi oldu gelmeleri özlemiştik.onlarla birlikte de doğum gününü kutlayalım dedik,gitmelerine 1-2 saat kalmıştı ama bizimkinin pasta gelmeden çok uykusu geldi ve yattı.biz artık gıyabında üfledik ve yedik pastasını :))
kuzenleri tolga abisi ve 1 yaş büyük cenker'le çok iyi anlaştı pamuş.üst resimlerden birinde, resim yaparlarken çekmiştim kuzuları...
şunu da anlatmadan geçmeyeyim.güz dönemi kararnamesi yine gecikince geçen hafta çerkeş'e gelip 1 gün içerisinde hiç toplanmamış evi toplayıp,yeni yapılan lojmana çıktık.biraz mecburiyetten oldu ama iyi de oldu.çok beğenmiştik burayı en azından hiç oturamadık demiycez :)) ama öldük bittik desem yeridir.şimdi de tam olarak yerleşelim mi,yerleşmeyelim mi bilemedik.kutulardan şimdilik işimize yarayacakları çıkardık.bakalım gelecek günler ne gösterecek...
işte böyle çook hareketli geçiyor günlerimiz.gün içerisinde doğru dürüst vaktim kalmıyor.okul işleri,öğrenciler,bir yandan da şu grip meseleleri derken allah sonumuzu hayır etsin.
aslında bu aralar tek düşündüğüm ceroş'a şu yaşında çok mu fazla hareketli bir yaşam sunuyoruz.sürekli yeni bir ev,değişen ortamlar,farklı insanlar umarım bunlar gelişimini kötü etkilemez.hepimiz için en hayırlısı neyse öyle olsun.
herkese sevgiler,bol öpücükler...

29 Ağustos 2009 Cumartesi

bu aralar biz...



karpuz delisi :))




yola çıkmadan ceroşum ve biz hakkında bir iki şey yazayım dedim.biraz sonra kocaeli'ye doğu yola çıkıyoruz.temmuz sonuna kadar herkesi merakta bırakan hsyk kararnamesi sonucunda malesef eşimin tayini kocaeli'ye çıkmadı.hakimler öğretmen eşlere tabi olamazmış,öğretmen eşin hakim-savcı yanına gelmesi gerekirmiş ama ben 2010 ağustos a kadar tayin isteyemediğim için mecburen orada da ev tuttuk önümüzdeki 1 sene(inşallah daha uzamaz) haftasonları babamız yanımıza gelecek.bu yüzden bir çok sıkıntı,stres yaşadık ama şu tayin işini bir kere daha deniycez.
neyse artık çok bezdirdi bu konular bizi pamuşumdan kısaca bahsedecek olursak;çok bilmiş bir kız oldu.güzelce anlatıldığı zaman kurallara harfiyen uyan,hatta başka ve kendinden büyük çocukları bile uyaran,arada 2 yaş krizleri tutan,dışarı delisi evde durmayan,ona bir şey verildiğinde mutlaka "telellür ..."deyip teşekkür eden (noktalı yer veren kişinin adı oluyor :)) kibar mı kibar,arkadaş delisi,babasına "yücee" bana "sebat veya sebap" diye seslenen,kendi adına da "celen" diyen minik kız.bu arada hala "memiş" diye emiyor :)))
şimdilik herkese sevgiler...hepinizi çok özledik. yine biraz ara vericez inşallah sonra kesintisiz buradayız...

14 Temmuz 2009 Salı

pamuş sayı sayarsa :)



poz veren pamuş...

pamuş 1'den 10 'a kadar yanlışsız sayıyor ama özellikle dokuza dikkat.

cerence de dokuz=koduz :)

en sevdiği sayı 13 de mutlaka 10'dan sonra söylenir...

şimdi farkettim yan tutmuşum kamerayı artık böyle olsun bu sefer...


video
video

11 Temmuz 2009 Cumartesi

sürpriiiz :))

ah zehracım...geçen gün eşim elinde bir paketle geldi.eve değil de adliyeye bırakmışlar biraz rötarlı elime geçti.
zehracığım sürpriz yapmış bize ana-kız pek sevindik açıkçası ama sen uzanıp yatıp bebişinle dinlensene canım...üşenmeden uğraşmışsın ve bir de sıcacık,çok güzel bir not yazmışsın içine,canım benim...
ceren life ve aynalı tarağa bayıldı.lifi alıp "paada" diyip duruyor.tarakla saçlarını tarıyor,aynasına bakıyor süslü...

valla ben de ne yalan söyleyeyim takıma bayıldım,çok zevklisin canım.ayrıca o el emeği,göz nuru yazma da (biz yemeni deriz) çok güzel.
yalnız gelirken yolda çerçevenin camı kırılmış,ben ona en kısa zamanda bir çözüm bulup kullanıcam.
tekrar çok teşekkür ederiz,bizi mahçup ettin.
sen bebişine iyi bak bu bize yeter zaten...
sevgileeer...

30 Haziran 2009 Salı

haziran bitmeden...

biz geleli çok oldu ama bir türlü elim gitmedi tuşlara...insan ara verdi mi yazması zor oluyormuş gerçerkten de...haziran boş geçmesin diye artık yazayım dedim.
tatile 10 gün erken girdik biz rapor almıştım,seminerlere 2 gün katılıp eve döndük.çok sıcaktı izmit,burası iyi geldi hepimize...
bu arada pamuşum 20 aylık oldu hatta 1 hafta da geçti...bıdır bıdır konuşan minik bir hanım efendi artık o.çok güzel cümleler kuruyor,"ama" ile başlayan cümleleri özellikle çok hoşumuza gidiyor.sonra o sonuna "mı,mi,mu" gibi soru ekleri eklenmiş cümleler...
biraz inatçı oldu ama istediği mutlaka olacak özellikle de eline bir altına ,bir üstüne giyeceği kıyafet,çorap ve hırkasını aldı mı tamam.bunlar giyilip dışarı çıkılacak mutlaka...
hep gül olur mu ceroşum...

pamuş yollarda...

ciddi pamuş...

kikirdek pamuş...

manzaralı pamuş :))

bay tıytıyla harikalar sahilinde...

ooo... bizimki beyaz atlı prensini bulmuş,vay başımıza gelenler...

"eski dostum frenk çakmaktaş"...

yine bir safranbolu gezisi ve çevrikköprü durağı...

pamuş ayrıca izmit'e gittiğimizden beri sürekli parka gittiği için kendi başına kayabiliyor...

yine biz yemek yerken imdada yetişen kürdanlar...

babasıyla birlikte okula geldi bazı günler pamuşum.ana sınıfının yıl sonu gösterisinin provası vardı alt katta.arkadaşı (öğretmen arkadaşın ceren'den 2 ay büyük şeker mi şeker kızı) yaren ile izlediler(!) ceren bir ara yaren konuşurken sessiz olsun diye işaret parmağını dudaklarına dayayarak "şşşt..." dedi çok güldük.
babasına artık "babiş" diyor.biz söylemiyorduk,yine "anniş" gibi kendi lafı...
bu aralar favori lafı "maşammah" yani maşallah :)) ceroş doğduğundan beri ağzımızdan düşmeyen kelime...
bir de sürekli bir yerlerden çıkıp "süppiiiz" yapan bir minnoş var evimizde.
ayrıca sıkı bir Atatürk hayranı."Attatüüük" diyor her gördüğünde.
bebekleriyle oynamayı çok seviyor.onlara öğretmenlik bile yapıyor.geçen gün almış en sevdiği bebeğini oturtmuş kucağına.açmış önüne bir kitabını,bir de bebeğin barmağını tutmuş kitaptaki nesneleri göstererek bir bir sayıyor ona "bak bu sadelye(sandalye),bu amut(armut)..."
alıyor önüne bebeğini "hadi otur" diyor oturamayınca da kızıyor bebişine "otuuur" diye."tut" diye kumandayı vermeye çalışıyordu geçen gün eline.tabi tutamayan bebişe bir azar daha neyse sonra tatlıya bağladı işi yere yatırıp elinin üstüne koydu da öyle durdu neyseki kumanda :))
karşılıklı çaylar,kahveler içiyoruz ceroşumla en hayalinden...
çok güzel şarkılar söylüyor ve kendince de beste yapıyor.bazen anneyle,
bazen babayla,bazen de sevdiği başka bir şeyle ilgili sözler uydurup şarkı şeklinde söylüyor.yeni bir sezen aksu mu yetişiyor acaba :p
bir şey istediği zaman bizi gaza getiriyor resmen."hadi koş kooş"diye :)))
altını değiştirirken "ayy iyenç" diyor deli kız.bir iki kere söylemiştim gülerek çok hoşuna gitmişti,şimdi kendi söylüyor.
cumartesi günü Ankara'ya gitmiştik adaptörle oturak aldık,pazar bismillah diyip başladık çalışmalara.kakasını yapmadan bazen de yapınca söylüyordu zaten.
ilkinde daha hemen oturup bir güzel kakasını yaptı ama sonra ne olduğunu anlayamadık çünkü bir daha oturmaz oldu.halbuki alkışlarla,öpücüklerle pekiştireç yağmuruna da tutmuştuk...bir yazıda okumuştum önce oturağa kıyafetleriyle oturtun ve gözünün önünde dursun alışıncaya kadar diyordu.bizde baştan öyle yaptık ama neyse zorlamak en kötüsü.şimdilik biraz uzak tutalım dedik oturağı.
bizden şimdilik bu kadar herkese sevgileeer...

21 Mayıs 2009 Perşembe

:)) biz geldiiik...

arayı çok uzattık ama haklı sebeplerimiz vardı :)...bizi soran,merak eden herkese çok teşekkür ederiz.aslında Kocaeli'ye gitmeden haber vermem gerekiyordu ama aksilikler hep üstüste geldi.malum uzun bir zaman orada kalacağımız için ve mevsim de bir soğuk,bir sıcak gittiği için yanımıza bir sürü kıyafet almak zorunda kaldık.tabi ceren'inkiler bizimkilerden fazla oldu her zamanki gibi.ona kocaman ayrı bir valiz yaptık :) e yazlıkları çıkarıp yıkamak ve ütülemek de bir hayli zaman aldı.buarada makineler bir yandan,ütü bir yandan,hadi gitmeden evi dip köşe temizleyeyim derken süpürge vs. aynı anda çalışınca sigortalar iptal oldu.evin elektrik tesisatını yapan süper insan(!) kabloları karmakarışık yapınca sigortalar yandı ama ne yanmak!neredeyse yangın çıkacakmış.gitmeden bir de böyle bir olay atlattık,aksi gibi o gün eşimde Ankara'daydı.
işler biraz ters gitti ve bizim yorgunluktan halimiz kalmamış bir biçimde Kocaeli'ye gitmemizle birlikte, çok istediğim halde bir şey yazamadım bloga...

yazlık kuzu...:))
26 nisanda gittik Fatma ablalara(eşimin ablası),hadi oradan bir kaç satır yazayım derken evdeki iki bilgisayar da çöktü...okulda yazayım dedim o da bozuktu daha yeni tamirden geldi...
neyse ben geleyim esas konuya;27 nisanda işleri halledip 28'inde göreve başladım.Fatma ablaların evi İzmit'te,benim okulum Darıca'da olunca mesafe çok uzak oldu tabi ama her 5 dk.da bir otobüs var.giderken 3,gelirken 2 vasıta değiştiriyorum.gelirken terminalden ceroşla eşim alıyorlar.gidiş 1 sa 45 dk,geliş 1sa 30 dk sürüyor.yani ben hergün 11:10'da evden çıkıp,19:30'da eve geliyorum... o kadar yoğun geçiyor ki günlerim,her zaman pamuş'un fotoğraflarını çekmek için zaman yaratabildiğim halde bu sefer olmadı ve dün Çerkeş'e gelince yazlık kıyafetlerini denerken çekebildim nihayet...


pamuşcuğum babasıyla,halasıyla,çok sevdiği sürekli "onur" diye seslendiği Onur abisiyle ve eniştesiyle çok mutlu oldu.apartmanın altında da 2 tane oyun parkı,voleybol ve basketbol sahası olunca evde durmak hiç istemedi.camlar yere kadar olduğu için aşağıyı çok rahat izliyor ve çocukları görünce hemen ceketini,ayakkabılarını alıp kapıya gidiyor bizimki :))
herşeyi söylüyor artık hele "hala" diye seslenmesi çok mutlu ediyor halasını...
bir de,2 kelimeli cümleler kurmaya başladı pamuşum."baba nede?","onur nede?" gibi...

ben de okula alıştım hemen hele öğrencilerim çok tatlı.hep göçle gelen ailelerin çocukları ama çoğu Darıca'da doğmuş.genelde doğu ve karadeniz kökenliler.ilk gün eşimle pamuş da geldi benimle malum ilk defa bu kadar uzun ayrı kalacağımız için biraz alıştıra alıştıra ayrı kalalım dedik.çocuklar teneffüslerde ceren'in yanına koştular hep öyle sevgi dolular ki yine getirin deyip duruyorlar.eşim de çok sevdi öğrencilerimi...
dün Çerkeş'e geldik,10 gün rapor almak zorunda kaldım.sonra yine gidip,okullar kapanınca gelicez zaten çok az zaman kaldı.inşallah yazın eşimin tayini çıkar da hepberaber artık yerleşik hayata geçeriz.
çok öpüyoruz sizleri,sevgileeer...

23 Nisan 2009 Perşembe

23 NİSAN ve 1,5...

bayramımız kutlu olsun ve 1,5 yaşında oldummm...
(buarada annem blogu bugün bana bıraktı,istediğim gibi yazabilirmişim :))
geçen sene 1 gün önce.23 Nisan'da yoldaydık Ankara'dan Bartın'a gidiyorduk o yüzden annem çekememiş.

ve bugün ben...güzelim,tatlıyım,yaramazım,çenebazım,çok sevimliyim ve çok komiğim...

benden bu kadar.
herkese sevgileeer...

21 Nisan 2009 Salı

dilli pamuş...

2 minik palmiyeli ceroş...
meğabaa(cerence merhaba) ile açalım dedim yeni yazımızı...artık hep pamuşun söylediği kelimeler dilimizde.maşallahı var her lafı anında kapıyor ama bazılarını kendi dilince söylemesi yok mu o kadar tatlı oluyor ki...
çok değişik ifadeler öğrenmiş bizden.özellikle soru kelimeleri çok fazla (meraklı olduğu için herhalde :))
mesela;telefonla konuşalım,kapıya biri gelsin,babişle aramızda bir şeyler konuşalım hemen gelip
-n'oldu? diyor meraklı ve cevap bekliyor.
bir şey istediği gibi olduysa,
-oldu mu ceren?diye soruyoruz,
-oodu...
olmadıysa
-hayıy ya da ı-ııh...
kendi yatağında oynamaya bayılıyor özellikle de babası işten gelince.hemen kucağa çıkıp "hadii" diyor baba da eli mahkum tabi.yatağından uzanıp oyuncaklarının arasından bir şeyler sipariş ediyor sürekli.
bebişlerini,arabasını söylüyor ama alakasız bir şeyse soruyoruz biz de ona göstererek
-bu mu ceren?
eğer istediği oysa o da "bu mu" diyor :))
değilse yine "hayıy" ya da "ı-ııh"
dağıttığı eşyaları toplamaya kalkarsak da bir eli havada "aama" yani alma...
bir de sevdiği programları var tv'de onların haricinde izlemiyor.
bir çizgi film var "calliou" onun şarkısını söyleyip duruyor bütün gün "kayuu,kayuuuu" müziğe yeteneği olacağını düşünüyoruz çünkü duyduğu ve bizim söylediğimiz şarkıların melodilerini hemen çıkarıyor.en belirgin kelimesi eşliğinde söyleyip duruyor.
sonra "poko"su var.ona da "kokoo" diyor.
son olarak da "arthur" diye bir çizgi film var ona da "aafur" diyor.başlıyorsa hemen " aaa atuur" diye seviniyor pamuşçuk.
kitapları,dergileri o kadar çok seviyor ki.bütün gün onlarla haşır neşir."aba,abi,bebi,..."bildiklerini
sıralayıp duruyor.
bir türlü elma dedirtemiyoruz.onun adı "amo" :))
portakal "top" veya "topa" :))
çocukları çok seviyor.yanlarına gidip yanaklarını,saçlarını seviyor yavaş yavaş.bir de öyle muhabbet ediyor ki onlarla gören gülmeden edemiyor(tabi çocuklar saf saf bakıyorlar).sanki kırk yıllık 2 arkadaş karşılaşmışlar da yol üstü sohbet ediyorlar.o eller kollar,o ağız dolusu arka arkaya durmaksızın söylenen kelimeler,o ifadeler...gören başka bir dil konuşuyor sanır.o kadar rahat çıkarılan ve ifadelerle renklenen sözler ki :))
bildiği kelimelerle uydurulan kelimeler öyle güzel birleşiyor ki...
bizim konuşmalarımızı çok güzel gözlemlemiş anlaşılan çünkü o hareketler hiç 1,5 yaşındaki bir minişin hareketleri olamaz :)
kalemler de bir diğer favorisi.bütün gün elinden düşmüyor.sürekli bir şeyler çizmeye çalışıyor.o kadar da güzel tutuşu var ki sanki özel öğretmişiz gibi.öğretmenler bilirler,1.sınıfa gelen çocukların bile çoğu kalem tutmayı beceremez.
bunu yazmayı 3 aydır unutuyorum.her seferinde " yine yazmayı unuttum artık bir daha ki sefere" diyordum.kakasını biliyor ceroş.ara ara yapmadan önce veya yaptıktan sonra "kaka kaka" diyor ama daha çalışmalara başlamadım açıkçası yazı bekliyorum.inşallah güzel gelişmeler olur.çişe "tiss" diyor ama onu yaparken söylemiyor.
aa şunu da unutmadan yazayım biz ara ara ceren'e ceroş diyoruz, oda bana "anneş" demeye başladı :)) çok alem şu kuzular ya...
herkese sevgileeer...

16 Nisan 2009 Perşembe

ATATÜRK


nasıl bir şeydir ki ona olan sevgimiz;hiç görmeden,onun zamanında yaşamadan sadece okuduklarımızla,anlatılanlarla ve bize miras kalan bu vatanla onu bildik,öğrendik ama adı geçtiğinde dahi gözümüzden yaşlar akıveriyor.eminim bizim çocuklarımız da,Atatürk'ümüzü bizden fazla sevip onun ilkelerine sahip çıkacaktır.en büyük dileğim bu...
sevgili öykü'nün başlattığı harekete bu yazıyı okuyan herkesi davet ediyorum.
ben de sevgili keo'nun blogu sayesinde haberdar oldum ve hemen katılmak istedim.

14 Nisan 2009 Salı

ah pamuş ah...

tırmanmak istediği her yere taburesini taşıyor pamuş.ben mutfakta yemekle uğraşırken geliyor yanıma bir güzel tırmanıp her şeye uzanıyor.
geçen gün de dışarıdan gelmiştik,pantolonu toz toprak olduğu için(apartmanın önüne iniyoruz çoğu zaman taşlarla,toprakla dilediği gibi oynuyor) çıkartıp ellerini yıkadık.sonra bizimki hızını alamayıp lavaboya akan suyla oynamaya başladı.abartıp içine girecekti az kalsın,göbeğinin üstünde duruyor aslında.o parmak ucuyla bastığı taburenin de pek bir işlevi kalmamış durumda :))

8 Nisan 2009 Çarşamba

smart blogger'lar...


sevgili zeynep beni ödüllendirmiş çok teşekkür ediyorum,


kurallar şöyle;


1) ödülü veren kişinin linkini yayınlamak,



2) ödülü verdiğin kişilere haber vermek,



3) bu ödüle layık gördüğün blogger arkadaşlarının linkini vermek,




ben de bu ödülü listemdeki herkese gönderiyorum ama temsili olarak birkaç kişinin linkini yazıyorum...

















http://www.uckisilikmutluluk.blogspot.com/

http://www.basarabilirim.blogspot.com/


herkese sevgileeer...

6 Nisan 2009 Pazartesi

mektup var,mim ve tabiki pamuş...

öncelikle zehracığıma çok teşekkür ediyorum.sadece bir kart beklerken içerisinden sürprizler çıkan büyük bir zarf geldi.mahçup ettin beni canım,tekrar teşekkürler...bu arada ben de en yakın zamanda bir kart(!) göndermek istiyorum ama önce bir doktor kontrolüne git bakalım ondan sonra :))

yine geciken bir mimim var.kusura bakma aslı şimal'in anneciği...konusu ceroşuma söylediğim ninni...miniminnacıkken çok söylerdim,hala da arasıra söylerim uyuturken ama benim söylediğim ninni "çakma dandini" :) yani kendime göre biraz değiştirdim.
dandini dandini dastana
danalar girmiş bostana
kov bostancı danayı
yemesin lahanayı
eee,eee,eee,e
e yavruma eee,eee,e
e kuzuma eee,eee,e
~~
dandini dandini danalı bebek
elleri kolları kınalı bebek
cerencik uyusun
tatlı bebek
eee,eee,eee,e
e yavruma eee,eee,e
e kuzuma eee,eee,e

haftasonu Bartın'a gittik.pamuşun o kadar hoşuna gitti ki...kuzeni Ece Beren ondan 6 ay büyük onunla birlikte olmak,halasını,eniştesini,Berk abisini,babannesini görmek onu çok mutlu etti.sevinçten ne yapacağını şaşırdı resmen.herkes ona güldükçe iyice kendinden geçti.bir de dillendi ki sormayın.

dün eve gelince babası rastgele ceren'e "nasılsın?"diye sordu.
ceren'den cevap "iyim"
kendi kendine öğrenmiş.herhalde Bartın'da herkes bize hatırımızı sorarken öğrendi.şimdi sürekli soruyoruz çok hoşumuza gidiyor cevabı...
hazır gitmişken doktoruna da bir gösterelim dedik pamuşu.maşallah yine boy-kilo gelişimi normalin üzerinde ama son 3 haftadır yemek yemek istememesi biraz kilo kaybına neden olmuş.3 hafta önce 300-350 gr daha fazla çıkıyordu mesela.sebze,çorba ve yoğurda karşı direniyor.ekmek,hamur işi,tavuk,köfte ve makarnayı canı isterse kendi yiyor.biz veriyorsak kesinlikle kabul etmiyor.ha bir de irmik helvası,kadayıf gibi değişik tatlıları seviyor.
yoğurt için dün akşam bir çözüm buldum (daha önce niye aklıma gelmediyse) içerisine biraz toz şeker koydum uzun zamandır ilk defa yedi.ama bu yöntemler pek de uzun sürmüyor çünkü hemen sıkılıyor.bir gün bayıla bayıla yediği şeyi ertesi gün elinin tersiyle itiveriyor.şu zamana kadar iştahsızlık sorunu pek yaşamadığımız için çok üzüyor bizi bu durum.
derdim aslında eski tempoda kilo alması falan değil.sadece sebze,yoğurt gibi yararlı şeyleri yesin yeter.
önceki hafta sağlık raporu almak için Karabük'e gittik.2 devlet hastanesi arasında mekik dokuduk resmen.birinde 2 göz dr.u var,diğerinde yok.biz daha yeni ve sakin olandan almak için gittik ama sadece göz dr.u için işimiz o kadar uzadı ki...sonunda hallettik ama pamuş bir sürü hasta insanın içine girmek zorunda kaldı.Allah korudu neyseki.böyle durumlarda ceroşu bırakacak bir yakınımızın olmaması o kadar canımızı sıkıyor ki.o akşam pamuş her zamanki saatinde uyudu ve ilk defa sabah yine her zamanki saatinde uyanıncaya kadar gece hiç kalkmadı.o kadar yorulmuş yani yavrucak...

ben kağıtlarımı bekliyorum bu arada.herhalde nisan sonu,mayıs başı gibi başlıycam.
bizden şimdilik bu kadar.
hepinize sevgileeer...

24 Mart 2009 Salı

1,5'a 1 kala ve güzel bir haber...

17 aylık oldu bizim pamuş. 1,5 yaşına 1 ayı kaldı. rüya gibi...ondan sonra artık 2 yaşa doğru geri sayıma başlıycaz (çok mu hızlı gidiyorum :))
cerenim her doğan bebiş gibi büyüyor işte.her dakikası bir farklı.yapabildiklerini yazmayı bıraktım ne zamandır çünkü saymakla bitmez eee koca kız oldu.sadece bize çok değişik gelen,şaşırtan yönlerini yazmak en doğrusu diye düşünüyorum.mesela bu aralar ceroş inanılmaz hassas.en ufak şeyde hemen bozulup küsüyor (açıkçası şu an çok hoşuma gidiyor bu,öyle tatlı oluyor ki) kendisine şaka yapılmasını çok seviyor ama dalga geçersek hemen anlayıp küsüyor ve bazen ağlamaya başlıyor.bir örnek vereyim;geçen günlerde yanıma geldi,baştan "anne" diye seslendi sonra ağzını büzüp "önnöö" gibi söyledi.ben de onun gibi yaptım vay sen misin bunu yapan hemen koştu babasının yanına biraz mızırdanarak beni şikayet ediyor :)) neyse sonra gittim sarıldım,öpüştük barıştık...

çok da iyi kalpli,beni öptüğü zaman hemen babasının yanına sokulup onu da öpüyor veya onu öptüyse beni de öpüyor hemen.

cilveli mi cilveli bir yandan da.hareketleri falan tam sıkmalık,ısırmalık keratanın.

bir de bu aralar sorularımıza,olumluysa cevabı kafasını sallayıp hı-hııı diyor.

babasını sabah ve öğlen giderken geçiriyorduk,şimdi de babası paltosunu giyerken oda askıdan istiyor önce paltosunu,sonra sırayla bere ve atkısını (bere ve atkım olmadan çıkmam diyor kendileri :)) sonra da benimkileri gösterip giymemi istiyor mecbur giyiyoruz artık.babayı apar topar gönderiyoruz hemen yoksa takılacak peşine.sonra da baba işe gitti deyip,çıkarıyoruz üzerimizdekileri.

sonunda azı dişlerimiz geldi sayılır.geçen hafta bir alttan,bir üstten 2 diş çıkarmıştı şimdi de üstten 2 azı gösterdi kendini.önceki gece biraz ateşlendi neyseki 1 ölçek calpolle atlattık.yemek yemeyi reddediyor şu dişlerden dolayı.artık sevdiği şeyleri veriyorum önüne kendi yiyor.


unutmadan yazmam gerek biraz önce benim ismimi söyledi çok şaşırdım.uyumak istemiyordu ben de belki beni görünce o da uyur diye uzandım koltuğa.yanıma geldi önce uzun uzun seyretti (kısık gözle çaktırmadan bakıyorum tabi) sonra "seğaap"diyerek hafif hafif sarsmaya başladı.tabi gelde uyuma taklidi yap :) nasıl hoşuma gitti anlatamam...sonra yine bir kaç kez tekrar etti pamuşum...


gelelim güzel habereee...pamuşum doğana kadar birçok okulda,birbirinden çok farklı öğrencilere öğretmenlik yaptım ben.bazı okullarım ikili öğretim,bazıları normaldi.bazı okullar çok modern,bazıları neredeyse yıkılacak gibiydi.çok temiz okullarda gördüm,en pislerini de.kimi veliler vardı çocukları için her şeyi yapmaya hazır,kimileri de vardı ki bahçe kapısında hiç düşünmeden silah çekecek kadar gözü dönmüş.yiboda bile çalıştım...ama hiçbirinde sözleşmeli veya kadrolu olarak çalışmadım.başlarda hiç istemedim kadrolu olmayı nasıl olsa ailemin yanımda,normal bir öğretmene yakın maaş alarak vekil olarak çalışmak yetiyordu.evlendikten sonra da eşimin yanından ayrılmayı hiç istemedim.



ara ara meşgul ediyordu kafamı bazı düşünceler.sonuçta üniversite bitirdim sevdiğim öğretmenlik mesleğini yapmak için ama sabit bir okulum yok.yaşım da ilerliyor tabi her sene...bunun için geçen sene 21.maddeyi işaretleyip tercih yaptık ve sonuç Diyarbakır Eğil'de bir okula atamam olmuştu.şok olduk tabi haritanın orta taraflarda bir yer olur diye düşünürken hiç beklemediğimiz bir yere atamam olmuştu.ceren daha 4 aylıktı ve nasıl giderdim hiç bilmediğim bir yere ve gitmeme kararı aldık eşimle.1 sene cezası vardı bu gitmemenin.bu 1 sene içerisinde atanamıyorsun.

şubat ortasında bitti cezam ve yeni bir atama yapılacaktı.ceren'e hamileyken girdiğim kpss'den şu ana kadar aldığım en yüksek puanı almıştım ve bu puanı kullanmak için son şansımdı.malum ceroşla ders çalışmak imkansız olduğu için bir daha bu puanı rüyamda görürdüm.ben tamamiyle eşime bıraktım tercihleri,doğru dürüst bakmadım bile hatta milli eğitimden onaylatmaya bile gidemedim çok rahatsızdım eşim eve getirdi kağıtları evde imzalayıp geri verdik.aslında çok da umutlu değildik geçen seneki şoktan sonra ama bu sefer 21.maddeyi işaretlemedik.eşimle gideceğimiz daha büyük illerde özel okullara falan bakarız diye düşünüyorduk artık ve perşembe günü hiç beklemediğim bir anda,ben ceroşla ilgilenirken eşim "atanmışsın" demez mi bu sefer sevinçten şok olduk :)) zaten tercihler istediğimiz yerlerdi ve atamam Kocaeli Darıca'da merkezde bir okula oldu...

eşimin büyük ablaları da orada en azından bu sene biraz onlarda misafir oluruz.zaten eşimin geçen seneki ve bu seneki izinleri duruyor.artık yazın eşim mazeret tayini isteyecek inşallah olur ve yakın bir ilçeye olur umarım çünkü Darıca'da adliye yok.çerkeş 3. bölge ve biz buradaki süremizi daha tamamlamadık ve yakın ilçeler hep 2. bölge...en azından 1 sene çalışmış oluyor ama ne yapacakları belli olmaz tabi.3.bölge de var ama ters kalıyor,neyse zaman gösterecek her şeyi.ben göreve başlayınca babası ceroşla ilgilenecek bu senenin bitmesine zaten çok az kaldı ama seneye bakıcı bulmamız gerek ve şimdiden canım çok sıkılıyor (insanoğluna yaranılmıyor gerçekten.istediğimiz bir şey hem olsun diye dualar ediyoruz,hem de olunca eee şimdi nasıl olacak diye hayıflanıyoruz en iyisi her şeyi oluruna bırakmak herhalde.)yani bir yandan sevinirken bir yandan üzülüyorum ama en azında 2 yaşına kadar tamamen ben ilgilenmiş olucam pamuşumla ve okulda ikili öğretim olduğu için gün içerisinde kısa süre için bırakmış olucam...

ne diyelim,her işte olduğu gibi hayırlısı olsun bakalımmm...