30 Aralık 2008 Salı

mutlu yıllar...

2009 yılının ileride herkesin hatırladığında yüzünde kocaman bir gülümseme ve güzel anıların olacağı bir yıl olmasını diliyorum...

pamuş için bu sene ağaç süsledik çok hoşuna gitti.özellikle üzerindeki küçük hediye paketlerini sıkıp duruyor :)

avını gözüne kestirip,yaklaşırken ayyy diye ses çıkaran minik bir pamuş...

işte sıkılan minik bir paket...
sevgileeer...

29 Aralık 2008 Pazartesi

araştırma,inceleme...

geçen gün pamuşla dışarı çıktık,biraz gezdik etrafı inceledik.önce karşıya geçip biraz yürüdük ama ceren illaki geldiğimiz yolu ve evimizi gösterip oradan dönmemizi istedi.evine çok bağlı çok seviyor :) zaten gittiğimiz yerlerde pek rahat edemiyor ve eve dönünce dünyalar onun oluyor.tabi evde karıştırılacak o kadar çok şey var ki...bir de bu evimiz oldukça büyük ve ceren istediği gibi geziyor ev içerisinde...

taşları,kuru yaprakları elledi miniş elleriyle.değişik şeyler görüp dokunmanın keyfini yaşadı...
meraklı gözlerle herşeye dokunmak istedi.karlarla kaplanmadan her yer;geçen mevsimin kuruttuğu,çürüttüğü doğanın parçalarının çok pis olmayanlarını ellettim bende...
eve gelince önce elimizi,yüzümüzü güzelce yıkadık,kıyafetlerimizi kirli sepetine attık ve soğuktan pembecik olan burun ve yanaklarımızı ısıttık kalorifer peteğinin yanında...
bugünlerde kar yeri kaplamaya başladı bakalım karla tanışınca ne yapacak pamuş hanım...

23 Aralık 2008 Salı

14 aylık bir pamuşşş...

şu dile bakın :) amacı yerde gördüğü alışveriş poşetini ele geçirmek...
cuma günü suçiçeği aşısını aldık ve aile hekimimize gittik.hem ceren'in kaydını hem de aşısını yaptıralım dedik.boyu kilosu ölçüldü yine maşallahı var,zorla yediriyoruz ama başarılı olmuşuz demek ki.sonra aşıya geçildi kolunu açtım pamuş hareketli ve güçlü olduğu için hemşire benimle birlikte başka bir hemşirenin de tutmasını istedi.tabi bizim sıkıntılı hanım daha iğne koluna değmeden bastı çığlığı neden beni tutuyorsunuz diye ve iğne olurken de sustu...iyiki 2 kişi tutmuşuz,nasıl karşı koyuyordu pamuşçuk :)
çıktıktan sonra da hemen yakında olan adliyeye gittik.babasının odasında oturdu,masasını tam anlamıyla talan etti :)) baktık olacak gibi değil hemen eve döndük...zaten babişinin de işi başından aşkındı.bak şimdi aklıma geliyor bir daha ki sefere babişin cübbesini giydirip koltuğuna oturtmak lazım pamuşu, tabi oldukça büyük olduğu için yerlerde sürünür ama komik olur eminim onun da hoşuna gider.böyle değişik şeylere bayılıyor zaten...

dün uykudan kalkınca ilk defa danino yedireyim dedim çok sevdi kaşığı alıp kendisi bir güzel bitirdi,hatta arada bana bile ikram etti :)) canım pamuşum çok paylaşımcı ve sevecen...

nasıl da ciddi yapıyor işini,yerken o miniş dudaklarının kenarlarına da azcık bulaştırmış...
pamuş şimdiye kadar hiç şeker,çikolata yemedi.çok azcık 1-2 yudum tattı ama ona yemek denirse tabi.kilosu ve boyu maşallah ileride olduğu için kilo yapacak şeylerden biraz uzak tutuyorum.sonra zaten bol bol yiyecek ne kadar geç başlasa o kadar iyi.çocuklarda 6.aydan itibaren yağlanma başlıyormuş ileride şişko bir pamuş olmak o da istemez herhalde...
herkese sevgileeer...

17 Aralık 2008 Çarşamba

maden suyunun çocuklara yararları...


Çocukların maden suyu içmesi zararlı mıdır?
Maden suyunun bilinen hiçbir zararı olmayıp, aksine vucudumuza sayısız yararları vardır. Büyüme çagındaki çocuklar kalsiyum, demir, çinko, florur gibi minerallere yetişkinlerden daha fazla ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyacı karşılamanın en iyi yolu bolca süt ve doğal suları tüketmeleridir. Madensuyunun içerdiği kalsiyum kemik yapısının, florur ise ağız ve diş saglığınıngelişmesi için son derece yararlıdır.



yararlı olduğunu biliyordum ama biraz da araştırayım dedim iyiki de araştırmışım artık pamuşa gönül rahatlığıyla vericem.
güzel çise'nin annesi sevgili fatma da doktoruna danıştığını ve zararının olmadığını aksine yararlı olduğunu söylemiş.biz bayram nedeniyle bu ay dr'a gidip soramamıştık,bilgilendirdiği için tekrar teşekkür ediyorum.

tatlı pamuşum...

ceren'in bizi,bebişleri,çocukları "ooo ciciii ciciii"diye sevmesi...insanlarla olan iletişimi onun çok canayakın bir kız olduğunu gösteriyor.inşallah bu hep böyle olur.başka çocukların yanında sorun çıkarmıyor onlarla saklambaç oynuyor,ellerinden tutuyor,öpüyor ve kahkahaları taaa uzaklardan duyuluyor.

oyuncak için itişip durmuyor,vermek istemediği zaman sıkıca yapışıyor oyuncağına.elinden kaptırırsa çok mızmızlanmıyor zaten kaptırdıysa yeterince sıkı tutmamıştır ve elinden gitmesi de önemli değildir onun için...

hep böyle sevecen,komik,gülen,uyumlu bir kız ol emi pamuşum çünkü sana çok yakışıyor...

NOT:arkadaşlar önceki posttaki soda meselesine bir açıklık getirmek istedim yanlış anlamalar olmasın.pamuşum dolu soda şişesine önce dilini değdiriyor o tat çok garip geliyor ama merak ediyor işte,sonra şişenin sonuna gelindiğinde (zaten biz bardağa döküp içiyoruz) kalan birkaç damla birşeyi içiyor oda beklete beklete asitinden eser kalmıyor normal su gibi oluyor.esas onu cezbeden şişesi...yoksa benim kızım öyle zararlı bir şey olsa asla yaklaşmaz,demiştim ya çok temkinli diye :))

15 Aralık 2008 Pazartesi

bu ne tatlı öpücük :))

merhabalaaar...bayramın 4.günü geri döndük ama evdeki işler,misafir derken bir türlü yazamadım bloga.
kuzucuğum büyüyor hem de çok büyük bir hızla ve bunu hergün bize kanıtlamak istermişcesine yeni yeni şeyler ekliyor yapabildiklerine...artık tatlı mı tatlı,şirin mi şirin,maskara mı maskara bir kız çocuğu o.
bayramda yaptıklarıyla herkesi güldürdü durdu.ona gülündüğünü gördükçe coştu da coştu...
çok komik bir kız oldu pamuşum.
vedalaşırken öpücüklü el sallayıp durdu ve artık hafifçe dudak değdirip çekilmek yerine kocaman kocaman öpücükler konduruyor oramıza buramıza...biraz önce otururken bacağımı,elimi öptü ve sonra yanağıma defalarca koccaman mucccklar bıraktı.bundan güzel bir zevk olur mu dünyada?
bıdır bıdır sürekli konuşuyor anlayamayacağımız şekilde ama aralarda daha önce ondan duymadığımız anlamlı kelimelerde oluyor şaşırıyoruz.söylediğimiz kelimelerin ilk hecesi hemen ağzından çıkıveriyor.
"anne,baba,dede,dedi(kedi),bebi(bebek),al,vey(ver),aç,attı,mama,memme,haam(lokma ağzına gelirken),gel,alo" net söyledikleri(aklıma geldikçe ekliyorum).birkaç tane daha olacaktı ama şuan aklıma gelmiyor...

amasra pisisi...
ceren zaten kedi delisi "pıssi pissi"diye çağırıyor ve "dedi" diyor kedilere.
"gel pıssi pissi"

sevdiği reklamların birebir taklidini yapıyor :)) herşeyin yerini biliyor ve çok temkinli asla kendini garantiye almadan bir iş yapmıyor.olur olmaz atmıyor kendisini...

sodaya bayılıyor,kapıyor elimizden soda şişesini yüzünü buruştura buruştura içmeye çalışıyor.bozadan da tattı geçen gün onu da sevdi galiba :))...

çok ciddiyiz galiba sevdiğimiz bir şeyler çıktı tv'de.

aslında pek izlemiyor,birkaç reklam ve kukla tarzı çocuk programlarını seyrediyor.çizgi filmlerden hiç hoşlanmıyor.zaten bizde gün içerisinde genelde kapalı tutuyoruz tv'yi,beraber oyunlar oynuyoruz pamuşla...

bizden şimdilik bu kadar sevgiler hepinize...

5 Aralık 2008 Cuma

İYİ BAYRAMLAAAR!...

yarın Bartın'a gidiyoruz,hazırlanmak lazım tabi...
şimdiden herkesin Kurban Bayramı'nı kutluyoruz...umarım çok güzel bir bayram ve tatil geçirirsiniz,
kocaman SEVGİLEEER...

1 Aralık 2008 Pazartesi

bizden ve sobe...

ce-eee!önce saklanıp sonra o miniş başını köşeden çıkarmayı çok seviyor...

Merhabalar herkeseee...hem arayı uzatmayalım hem de geç kalınan sobemizi yazalım dedik.
öncelikle Pamuş'tan biraz bahsedeyim, yürüme işini ilerletti hatta artık ayaktayken eğilip yerden oyuncağını alıp destek almadan tekrar doğruluyor...
bana gelince,bugün belimi çok kötü incittim.temizlik yaparken birden bire oldu.daha öncesi de var tabi...pamuş'u yatağına koyarken de çok zorluyordum belimi bu üstüne eklendi.bu seferki gerçekten çok kötü şimdi bile nasıl oturacağımı bilemedim sürekli pozisyon değiştiriyorum...yaşadığımız yerde yakın bir akrabamızın yokluğu böyle zamanlarda hissettiriyor kendini.şu birkaç gün öyle gerekli ki...öğle ve akşamları sağolsun eşim çok yardımcı olur ama gündüz ve gece kalkmaları çok zor olacak.inşallah yakında geçer...

neyse,biz gelelim sobemize;sevgili yasemin ve esin sobelemişlerdi beni biraz geç oldu artık kusuruma bakmayın.konumuz "garip hallerim"...
1-tek sayıları severim,sayılarla ilgili bir şey yapacaksam tek olmasına özen gösteririm.
2-cüzdanımdaki paramı mutlaka bütüne tamamlarım;yani 58-59 varsa mutlaka 60'a tamamlarım.51 ise o 1'i hemen başkasına veririm.
3-kafamda bir yere gitmeyi tasarlarım,günü yaklaştıkça bir bahane bulup gitmekten vazgeçerim.
4-her şeyin yerinin aynı kalmasını isterim,yeri değişirse hemen eski yerine koyarım.
5-terslikten nefret ederim hemen düzeltirim özellikle terliklerin ters durması beni deli eder.başkasının evindeysek bile kalkar düzeltirim.
6-ağız sürçmelerini hemen yakalarım ve gülmeye başlarım.bazen ciddi ortamlarda oluyor gülmemek için elimi falan sıkarım :))
7-ciddi ortam demişken,bu ortamlarda mutlaka gülecek bir şey bulurum,yine sıkarım bir yerimi veya hemen bir bahaneyle dışarı atarım kendimi.
8-ayyy yere özellikle halıya saç düşmesi deli eder beni.
şu an aklıma gelenler bunlar.ben de semra'yı sobeliyorum.(semracım mimlere biraz karşısın ama :)) bakalım senin garip hallerin neler...
sevgileeer...

24 Kasım 2008 Pazartesi

pıt pıt pıt ilk adımlar...

artık yürüyor muyuz ,neyiz?daha öncesi de vardı ama sadece bu kadarını çekebildim.ileride ilk adımlarını görmek eminim çok hoşuna gidecek...


bu arada herkes genelde yürüsün eski günlerini ararsın diyor ama pamuş zaten maşallah emeklerken de işini çok güzel hallediyordu :)) mutfak,yatak odası,kendi odası vs. her yerin altını üstüne getiriyor.ben yürümesini en çok beraber elele dolaşmak için istedim.


bir de,buraya sabahtan yılın ilk karı yağdı ama hemen eridi.daha ne karlar yağacak diyorlar burası için,işte o karlarda kuzumla yürümek,kartopu oynamak istiyorum ben...



23 Kasım 2008 Pazar

13 aylık kuzu...


ceren 5 günden beri adım sayısını 5-6'ya çıkardı.artık odanın ortasına koyduğumuzda hemen emeklemek için yere atmıyor kendini.gidebileceği en yakın yeri gözüne kestirip 5-6 adımda pıt pıt pıt gidiyor.yalnız hala 1-2 adımlık mesafeler dışında kendi kendine isteyerek gitmiyor.mutlaka onu ortaya bir yere ayakta bırakınca ulaşacağı yere yürüyor...


adım atmaya hazırlanan koca göbekli pamuş...

adımlarını atarken işini ciddiye alan pamuş...
karıştırıcı pamuş...

farkedilince şirinlik yapmaya çalışan pamuş...

sevgileeer...

19 Kasım 2008 Çarşamba

tırtıl keyfi :))

cumartesi günü Ankara'ya gittik malum bayram yaklaşıyor hepimize ciciler aldık(sonunda ben de aldım çünkü ceren'e alınca sanki kendime almış gibi sevinip,eşimin ısrarlarını dinlemeyip vazgeçiyordum)
neyse,ceren'e kitap da alalım dedik en alt kata indik ve bu tırtılı gördük.ben arabasına bile binmeyi 3 aydır reddeden,hep kucakta gezen Pamuş'un binmek istemeyeceğini düşündüm ama çalıştıran kişinin ısrarlarına da dayanamayıp (!) bindirdik.sabah olduğu için pek kimseler yoktu ve bizimki tek başına kuruldu tırtıla ve tırtıl gitmeye başladı.
aaa bizimkinde ses yok halinden memnun...bitince yanına gittim indirmek için pamuş ı-ııh diyor :)) neyse 2.defa da bindi yine ı-ııh... e artık yeter,şarkıyla falan ilgisini dağıttık da öyle indirebildik yoksa akşama kadar dönüp duracak :)) demek ki bundan sonra işimiz iş,parmakla gösterip ıııh ıııh diye tutturacak...

inince karşıdaki oyuncakçıdan kitaplarını da aldık ama o 15-20 dk.da tırtıl çocukla dolmuştu.bizimkine çaktırmadan sıyrıldık oradan :)
çok kalabalıktı alışveriş merkezi.sonra carrefour'a gittik orası hele felaketti şaşırdık kaldık.hatta eşimle kriz falan diyorlar ama kriz mıriz yok bu memlekette dedik durduk :))
mecburen ikiye ayrılıp listedekileri almaya çalıştık tabi ben telefonu eşimde unutup bir de onları kaybedince,aradım durdum bizimkileri...
aramızda 7-8 metre kalmış ben hala göremiyorum onları.eşim bana sesleniyormuş tabi ben o kalabalıkta duyamadım.babasının bana bağırdığını gören Pamuş da başlamış "annee,anneee" diye bana seslenmeye.yani o kadar kalabalıkta ne yalan söyleyeyim eşimi duymadım da pamuş'un bana bakarak "anneee" deyişini duydum hemen...o kadar tatlıydı ki o kalabalıkta beni bulup,bana bakıp seslenmesi öyle hoşuma gitti kiii...
zorla merkezden çıktık ve eve doğru yola koyulduk.tabi sabah saatlerinde geldiğimiz yerden akşam ancak dönebildik...

12 Kasım 2008 Çarşamba

ah pamuşum sende mi?..

ah pamuşum ben bu cümleleri senin için kuracağımı nereden bilirdim...evet ceren 1 yaşına girdiğinden beri İŞTAHSIZ ve UYKUSUZ bir çocuk oldu... 2.ayından beri hep bir düzeni oldu ama şu 3 haftadır her şey altüst.uyumamak için çok direniyor ve çoğu zaman da kazanıyor :((

artık onun için yaptığım çorbaları,yemekleri ve hatta kahvaltısını yemiyor.babasıyla türlü şaklabanlıklarla anca yedirebiliyoruz ve çoğu kez de yarısı tabakta kalıyor...sadece ekmek,makarna,poğaça,kaşar peyniri gibi elinde tutup yediği şeyleri seviyor ama ben sebzeleri nasıl yediricem?..

bunda bir türlü gelemeyip sonunda 2 hafta önce çıkan üst dişinin ve yanındakininde eli kulağında olmasının payı var herhalde,en azından şimdilik ben içimi ferahlatmak için böyle olduğunu umuyorum :)


ayrıca beni ne zaman görse emmek istiyor.şimdi kendime şaşıyorum.pamuş daha doğmadan 1 yaşında emzirmeyi keserim diyordum hahaa... emmeden uyumuyor ki bizimki...6. aya kadar gündüz salıncağında uyuyordu,akşam da ya ayağımda ya da beşiğinde sallayarak uyutuyordum.sonra emerken uyumaya başladı ve kesinlikle başka şekilde uyumuyor şimdi yani hiç uyutmasam uyumaz...


neyse umarım bir şekilde rayına oturur bu durum,bakalım bekleyip görücez...


böyle bir şeylerin arkasından bize bakmaya bayılıyor.bu da en sevdiği oyuncaklarından biri olan çiftlik evi...





mama sandalyesinde oturuyor ama sadece oturmak için...

yemek mi o da ne?


yemese de, uyumasa da pamuşum çok tatlı yaaa...ne yapalım bu da bir evre herhalde (!)...





3 Kasım 2008 Pazartesi

geçen 1,5 ayın Pamuş'u...

uyku mahmuru pamuş...İzmit'teyken öğle uykusundan yeni kalktığında çekilmişti bu fotoğraf.bu arada pamuşumun göz rengi hiç bir fotoğrafta tam belli olmuyor.aslında mavi-yeşil ,normalde tanıdık tanımadık herkes onu "boncuk" diye seviyor...


ah ceren ah!1 adım atıyorsun (o da canın isterse) sonra yine emeklemeye devam...ayakta çok uzun süre desteksiz duruyor hatta alkış yapıp poposunu kıvırıp oynuyor :) ama sıra adım atmaya geldi mi 1 adım hooop yere atıyor kendini pıtır pıtır gidiyor...


geçen 1,5 aydır ceren'in artık çocuk olduğunu görüyorum.yapabildikleri hergün artıyor.

pamuş'un en sevdiği hayvan kedi...kedi gördüğü zaman (canlı,cansız) baş parmağıyla işaret parmağını birbirine sürtüp(klasik kedi çağırma hareketi) "pıss pıss" diyor kedilere.öyle tatlı oluyor ki onları çağırırken...

sevdiği şeyleri(çocuk,kedi) görünce yine ilk olarak "ayyy" diyor...artık çocukları,bizi bu ses eşliğinde eliyle seviyor.



pipetle bir şeyler içebiliyor yine son bir kaç aydır.nasıl çekileceğini 1 kere gösterdim hemen anladı.hatta geçen ay tatilden dönüşte koltuklara püskürtme numarası bile yaptı.lekeler calgon'un halı/döşeme spreyiyle 2-3 seferde ancak çıkabildi.


çalışırken ses çıkaran(bul.makinesi,çamaşır mak.,blender,süpürge,saç kurutma mak...) her şeyin adı "vuuu"...normalde çalışmasalar bile onları görünce hemen "vuuu" diyor.


her şeyin yerini biliyor ve yerinde değilse koymaya çalışıyor.çorap gördümü ayağına,toka saçına,mıknatıslar buzdolabına...Bartın'dayken eşimin yeni ikiz bebişleri olan çocukluk arkadaşının evine gitmiştik.sehpanın üzerinde saksı içinde küçük yapma bir çiçek vardı.yaprağı düştü.pamuş o yaprak düştükçe dalına koydu,düştükçe koydu :)) akşamın çoğunu onu düzeltmekle geçirdi :)))


öpücüklü el sallıyor :) önce dudaklarına götürüyor elini sonra da bize sallıyor.ayrıca öpüyor bizi artık pamuşçuğum sulu sulu.


yüzünün bölümlerini gösteriyor.


Bartın'da kayınvalidem soba yakıyor kışın.geçen ay gidişimizde ilk defa yakmıştı.ceren de yanından geçerken kulağına sıcak gelmiş herhalde ne zaman yanından geçse kulağını tutuyordu.şimdi sıcak dediğimiz her şeye "cıss ile tıss arası bir ses çıkarıp"kulağını tutuyor.kalorifer boruları,peteği,çaydanlık,çay bardağı,su ısıtıcısı,sıcak ne varsa hemen anlayıp kulağını tutuyor ve hiç yaklaşmıyor...


Manisa'da bizim taraf hep erkek torun.ceren ilk kız torun oluyor.tabi bu kadar erkek torun olunca etrafta hep arabayla oynayan kuzenlerini gördü bizimki ve hemen o da kuzenleri gibi arabayla oynamaya başladı :)) onların arabalarını alıp "fuuu" diye araba sürme sesi eşliğinde yürüttü onları.eee o kadar erkeğin arasında çok normal tabi...her hali o kadar tatlı ki...


insana çocuğunun yaptığı her şey ne kadar güzel geliyor.çocuklar hep gülsünler,sağlıkla mutlulukla etrafa kahkahalarını duyursunlar!...
herkese sevgileeer.
ayrıca önceki postlarda pamuş'un yeni yaşını kutlayan herkese çok teşekkür ediyoruz.

28 Ekim 2008 Salı

3 doğum günü,3 tat...

ilk doğumgünümüz Manisa'da oldu...

ilk pastamız...




bu da Bartın'daki kutlamamız...

son olarak da tam gününde evimizde kendi kendimize 1.yaşımızı kutladııık...bu arada pastadan bıktığımız için tiramisu yaptım ve süsledim pamuşum için :) ...


pamuş (babasından öğrenmişti) mumu üflüyor,tabi nefesi oralara kadar yetmediği için yardımına yetiştik...

tekrar nice yıllara ceren'imiz...nice yaşlara...

:))))))))

ben şu wo.rdp.ress'e hiç alışamamıştım zaten,yine buradayız :))))))
yalnız bu işin cılkı çıktı desek doğru olur herhalde...

yeniden merhaba...

21 Ekim 2008 Salı

Uluslararası arkadaşlık ödülü-''Friendship Around The World Award"





öncelikle sevgili "smilena" yani semra'nın, sonra zeynep ve dilek'in bu güzel hediyesi için çok teşekkür ederim.gerçekten çok hoşuma gitti.ben de bu hediyeden tüm blog arkadaşlarıma gönderiyorum,aşağıya temsilen birkaçının(dayanamadım çoğunun :)) adını yazıcam...kabul ederlerse çok sevinirim...

hepinize sonsuz sevgileeer...


semra

zeynep

dilek

kübra

aybike

fatma

annecik

seyhan

aysun

muko

ayça

yasemin(burak'ın annesi)

keo

yasemin(afra,erva'nın annesi)

esra(doruk'un annesi)

figen

kelebek

betül

gökkuşağının rengi

nagihan

sevil

esra(ece'nin annesi)

esin

senem

emine

dilara zişan'ın annesi

sermin

nurcan

pıtırcık

denizanası

.

.

.