(buarada annem blogu bugün bana bıraktı,istediğim gibi yazabilirmişim :))
23 Nisan 2009 Perşembe
21 Nisan 2009 Salı
dilli pamuş...
meğabaa(cerence merhaba) ile açalım dedim yeni yazımızı...artık hep pamuşun söylediği kelimeler dilimizde.maşallahı var her lafı anında kapıyor ama bazılarını kendi dilince söylemesi yok mu o kadar tatlı oluyor ki...
çok değişik ifadeler öğrenmiş bizden.özellikle soru kelimeleri çok fazla (meraklı olduğu için herhalde :))
mesela;telefonla konuşalım,kapıya biri gelsin,babişle aramızda bir şeyler konuşalım hemen gelip
-n'oldu? diyor meraklı ve cevap bekliyor.
bir şey istediği gibi olduysa,
-oldu mu ceren?diye soruyoruz,
-oodu...
olmadıysa
-hayıy ya da ı-ııh...
kendi yatağında oynamaya bayılıyor özellikle de babası işten gelince.hemen kucağa çıkıp "hadii" diyor baba da eli mahkum tabi.yatağından uzanıp oyuncaklarının arasından bir şeyler sipariş ediyor sürekli.
bebişlerini,arabasını söylüyor ama alakasız bir şeyse soruyoruz biz de ona göstererek
-bu mu ceren?
eğer istediği oysa o da "bu mu" diyor :))
değilse yine "hayıy" ya da "ı-ııh"
dağıttığı eşyaları toplamaya kalkarsak da bir eli havada "aama" yani alma...
bir de sevdiği programları var tv'de onların haricinde izlemiyor.
bir çizgi film var "calliou" onun şarkısını söyleyip duruyor bütün gün "kayuu,kayuuuu" müziğe yeteneği olacağını düşünüyoruz çünkü duyduğu ve bizim söylediğimiz şarkıların melodilerini hemen çıkarıyor.en belirgin kelimesi eşliğinde söyleyip duruyor.
sonra "poko"su var.ona da "kokoo" diyor.
son olarak da "arthur" diye bir çizgi film var ona da "aafur" diyor.başlıyorsa hemen " aaa atuur" diye seviniyor pamuşçuk.
kitapları,dergileri o kadar çok seviyor ki.bütün gün onlarla haşır neşir."aba,abi,bebi,..."bildiklerini
sıralayıp duruyor.
bir türlü elma dedirtemiyoruz.onun adı "amo" :))
portakal "top" veya "topa" :))
çocukları çok seviyor.yanlarına gidip yanaklarını,saçlarını seviyor yavaş yavaş.bir de öyle muhabbet ediyor ki onlarla gören gülmeden edemiyor(tabi çocuklar saf saf bakıyorlar).sanki kırk yıllık 2 arkadaş karşılaşmışlar da yol üstü sohbet ediyorlar.o eller kollar,o ağız dolusu arka arkaya durmaksızın söylenen kelimeler,o ifadeler...gören başka bir dil konuşuyor sanır.o kadar rahat çıkarılan ve ifadelerle renklenen sözler ki :))
bildiği kelimelerle uydurulan kelimeler öyle güzel birleşiyor ki...
bizim konuşmalarımızı çok güzel gözlemlemiş anlaşılan çünkü o hareketler hiç 1,5 yaşındaki bir minişin hareketleri olamaz :)
kalemler de bir diğer favorisi.bütün gün elinden düşmüyor.sürekli bir şeyler çizmeye çalışıyor.o kadar da güzel tutuşu var ki sanki özel öğretmişiz gibi.öğretmenler bilirler,1.sınıfa gelen çocukların bile çoğu kalem tutmayı beceremez.
bunu yazmayı 3 aydır unutuyorum.her seferinde " yine yazmayı unuttum artık bir daha ki sefere" diyordum.kakasını biliyor ceroş.ara ara yapmadan önce veya yaptıktan sonra "kaka kaka" diyor ama daha çalışmalara başlamadım açıkçası yazı bekliyorum.inşallah güzel gelişmeler olur.çişe "tiss" diyor ama onu yaparken söylemiyor.
aa şunu da unutmadan yazayım biz ara ara ceren'e ceroş diyoruz, oda bana "anneş" demeye başladı :)) çok alem şu kuzular ya...
herkese sevgileeer...
16 Nisan 2009 Perşembe
ATATÜRK

nasıl bir şeydir ki ona olan sevgimiz;hiç görmeden,onun zamanında yaşamadan sadece okuduklarımızla,anlatılanlarla ve bize miras kalan bu vatanla onu bildik,öğrendik ama adı geçtiğinde dahi gözümüzden yaşlar akıveriyor.eminim bizim çocuklarımız da,Atatürk'ümüzü bizden fazla sevip onun ilkelerine sahip çıkacaktır.en büyük dileğim bu...
sevgili öykü'nün başlattığı harekete bu yazıyı okuyan herkesi davet ediyorum.
ben de sevgili keo'nun blogu sayesinde haberdar oldum ve hemen katılmak istedim.
14 Nisan 2009 Salı
ah pamuş ah...
geçen gün de dışarıdan gelmiştik,pantolonu toz toprak olduğu için(apartmanın önüne iniyoruz çoğu zaman taşlarla,toprakla dilediği gibi oynuyor) çıkartıp ellerini yıkadık.sonra bizimki hızını alamayıp lavaboya akan suyla oynamaya başladı.abartıp içine girecekti az kalsın,göbeğinin üstünde duruyor aslında.o parmak ucuyla bastığı taburenin de pek bir işlevi kalmamış durumda :))
8 Nisan 2009 Çarşamba
smart blogger'lar...
sevgili zeynep beni ödüllendirmiş çok teşekkür ediyorum,
kurallar şöyle;
1) ödülü veren kişinin linkini yayınlamak,
2) ödülü verdiğin kişilere haber vermek,
3) bu ödüle layık gördüğün blogger arkadaşlarının linkini vermek,
ben de bu ödülü listemdeki herkese gönderiyorum ama temsili olarak birkaç kişinin linkini yazıyorum...
http://www.uckisilikmutluluk.blogspot.com/
http://www.basarabilirim.blogspot.com/
herkese sevgileeer...
6 Nisan 2009 Pazartesi
mektup var,mim ve tabiki pamuş...
dandini dandini dastana
danalar girmiş bostana
kov bostancı danayı
yemesin lahanayı
eee,eee,eee,e
e yavruma eee,eee,e
e kuzuma eee,eee,e
~~
dandini dandini danalı bebek
elleri kolları kınalı bebek
elleri kolları kınalı bebek
cerencik uyusun
tatlı bebek
eee,eee,eee,e
e yavruma eee,eee,e
e kuzuma eee,eee,e
ceren'den cevap "iyim"
kendi kendine öğrenmiş.herhalde Bartın'da herkes bize hatırımızı sorarken öğrendi.şimdi sürekli soruyoruz çok hoşumuza gidiyor cevabı...
yoğurt için dün akşam bir çözüm buldum (daha önce niye aklıma gelmediyse) içerisine biraz toz şeker koydum uzun zamandır ilk defa yedi.ama bu yöntemler pek de uzun sürmüyor çünkü hemen sıkılıyor.bir gün bayıla bayıla yediği şeyi ertesi gün elinin tersiyle itiveriyor.şu zamana kadar iştahsızlık sorunu pek yaşamadığımız için çok üzüyor bizi bu durum.
derdim aslında eski tempoda kilo alması falan değil.sadece sebze,yoğurt gibi yararlı şeyleri yesin yeter.
bizden şimdilik bu kadar.
hepinize sevgileeer...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)